Kategoriler
İlham

Başlamak

Yeniden selam!

Uzunca bir süre ortalıklarda yoktum. Çünkü askerlik görevimi yerine getirmek ile meşguldüm. Ağustos ayının başları gibi askerlik görevimi tamamlayarak sivil hayata tekrar dönüş yaptım.

Yaklaşık bir aydır ise yarım kalan ve hızlıca tamamlanması gereken bazı şeyler olduğu için şimdi yazma fırsatı bulabildim.

Askerlik nasıl geçti dediğinizi duyar gibiyim.

Açıkçası çok farklı bir deneyimdi. Askerlik görevini yerine getiren herkesin kendince bir iyi ya da kötü yorumu olur. Gerçekten farklı ve garip bir ortam olarak aktarılır. Geçmişte bu tür yorumları başkaları tarafından dinlerken bir yandan nasıl bir ortam olduğuna dair merakım artarken bir yandan da nasıl bir askerlik sürecim olacak diye merak ederdim.

Hani hep duyarız meşhur askerlik anıları vardır. Dinlerken “yok artık!” diye şaşa kaldığımız ve bazen inanmakta zorlandığımız. Kimi zaman ise mantığa oturtmakta zorlandığımız. Askerlik görevimi yerine getirirken anlatıların hepsinin aslında nasılda gerçekleşebilme ihtimallerinin olduğunu gördüm.

Görev yaptığım süre zarfında olabildiğince günlük tutmaya ve yeni öğrendiğim bilgi, disiplin ve ilginç olay vb. şeyleri yazmaya çalıştım. Belki ilerleyen zamanlarda bununla ilgili bir yazı yazabilirim.

Askerlik görevimi altı ay yaptım. Bu süre zarfında sivil hayata kıyasla farklı bir yaşayış biçiminde olduğumdan dolayı sivil hayatımı iyi bir şekilde analiz ve değerlendirme yaptığımı düşünüyorum. Bol bol düşünecek zamanım oldu. Birçok şeyi sorguladım. Hayatımdan çıkarmam gerekenleri, hedeflerimi, hayallerimi ve daha nicesini. Düşünmek oldukça önemli.

Yani özetle askerlik benim için hayat girdabından bir süre çıkarak dışarıdan bir göz ile değerlendirme yapabilmemi sağlayan bir süreçti.

Bir diğer yandan ise tarihi M.Ö 2000 yıllara dayanan şanlı Türk Ordusu’nda vatani görevimi yerine getirmenin haklı gururu içerisinde olmaktan kıvanç duydum.

Evet, artık geri geldim. Daha önceki yazılarımda bahsettiğim üzere blogumu güncel tutmak ve hayata dair öğrendiğim şeyleri paylaşmak için düzenli bir periyot dahilinde yazacağım.

Şimdilik benden bu kadar.

Yazımı tamamlamadan önce hayata dair gözden geçireceğim üç hususla ilgili faydalı olduğunu düşündüğüm üç farklı yazı paylaşıyorum.

İlişkilerimiz üzerine

Ailemizi, kan bağı olan yakınlarımızı kendimiz seçemeyiz ancak sıkça görüşmek, beraber olmak, bir yandan etkilemek, bir yandan da etkilenmek istediğimiz arkadaşlarımızı kendimiz seçeriz. Hayatı onlarla paylaşmak, birlikte gülüp, birlikte ağlamak isteriz. Ancak bu seçim, hayatımızı tahminlerin çok ötesinde etkiler.

Kimi arkadaş kişiyi olumsuz etkiler. Rahatlatmak yerine gerer, her yerde sizinle rekabet etmeye kalkar, sorunlarınızın çözümünde yardımcı olacağı yerde sizi yanlışa yönlendirir. Bunlar aslında onun kişilik özellikleriyle ilgidir.

İçinde yaşadığımız çağda, kötü gününüzde size destek verecek gerçek dost, çok az kaldı. Hatta bazı insanlar kötü gün dostu bir yana, sevinçlerini paylaşacak iyi gün dostu bile bulmakta zorlanıyorlar çünkü sizin sevinciniz, bir başkasını rahatsız edebiliyor.

Oysa ruh sağlığımızı korumak, kendimizi huzurlu, güvenli, toplumla ve kendiyle barışık biri olarak hissedebilmek için bizi destekleyen dost ve arkadaşlara çok ihtiyacımız var. İçinde yaşadığımız dünya, olduğumuz gibi kalmamıza izin vermiyor. Her birimiz, her gün biraz daha gelişmek ve ileri gitmek durumundayız, başka türlü hayat kimsenin gözünün yaşına bakmıyor.

Bütün bu nedenlerle arkadaş seçerken çok dikkatli olmalı, sizi yaptığınız işlerde, gösterdiğiniz yeteneklerde, değişme ve gelişme gayretlerinizde, başarılarınızda kösteklemek yerine destekleyen, sizi kıskanmayan, sizin iyi olmanızı isteyen, gerektiğinde sizi can kulağıyla dinleyen, ihtiyacınız varken yanınızda olan, sizin sırlarınızı içinde tutabilen birilerini seçmeli ve onlara hak ettikleri değeri vermelisiniz.

Böyle dostlara, böyle bir eşe, böyle bir sevgiliye sahipseniz eğer, bunların kıymetini bilin…

Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

Başlamak üzerine

Bir insan kendini adadığında ilahi taktir de o yönde hareket edecektir
Tüm olaylar diğer bir olayı desteklemek için oluşur ve aksi taktirde hiçbir zaman ortaya çıkmaz.
Bir akarsu boyunca oluşan tüm olaylar sadece bir karardan doğar.
Hiçbir insanın hayal edemeyeceği tüm umulmadık durumlar, oluşumlar ve maddi destek bu şekilde elde edilebilir.
Elinizden geleni ve hayal edebileceğiniz her şeyi yapmaya hemen başlayın.
Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar.
Şimdi başlayın.

Goethe

İnanmak üzerine

Eğer yenildiğini sanıyorsan yenilmişsindir.
Girişmeye cesaretin yoksa girişemezsin.
Başarmak ister ama başaramayacağını sanırsan,
Hiç şüphen olmasın, başaramazsın!
Harpte muhabereleri kazananlar,
Her zaman daha güçlüler veya
Daha hızlı koşanlar değildir.
Er veya geç, başarmış bir kimse,
Başaracağına inanmış bir insandır.

Anonim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir