Kategoriler
Haftalık Değerlendirme

Kendini Bil!

Yılın ilk haftasını bugün itibariyle bitiriyoruz. Nasıl mı geçti ?

Elbette harika.

Çünkü yılın bitmesine daha 51 hafta var. Şaka şaka 🙂

Harika geçmesinin sebebi yine yeni şeyler öğrendim ve kimini hayatıma adapte etmeyi başardım. Hayat savaşında bir nevi yeni skill’ler(beceri) kazandığımı düşünüyorum. Şimdi sizlere bunlardan bahsedeyim.

  1. Öncelikli olarak güne erken başlamanın mutlaka bir yolunu bulun.

Eğer benim gibi güne erken başlamayı seviyorsanız tabii. Yani güneş doğarken kitap okuyup kahve içmek ya da gökyüzünün aydınlanmasına dakika dakika şahit olup, o sessizlikte pencereyi açıp kuşların cıvıltıları ile birlikte derin bir nefes almak çok muazzam bir olay.

Çünkü güneşin şafaktan doğması esnasında o gündüzün geceden ayrıldığı an kalp atışlarım hızlanıyor ve tüylerim ürperiyor. İlk ışık hüzmesin karanlığı yaran o ışıltısı resmen tam bir mucize. (elbette her zaman görmek mümkün olmuyor ve her zaman görmek kolay değil, zamanlama oldukça önemli. Sanırım bu zamana kadar gördüğüm en güzellerinden biri Kapadoya’daydı).

İnsan güne böyle mucizeler ile başlayınca gün içinde enerjisi ister istemez yüksek oluyor. Hayatımda gerek mental olarak gerek fiziksel olarak zor zamanlar geçirdiğimde hatırladığım sözlerden birisi hep şu olmuştur:

“Gecenin en karanlık anı şafağa en yakın anıdır.”

Gerçekten öyle.

Normalde buraya stok görseller veya videolar koyarak size o anı kayıt altına alana ya da ölümsüz hale getiren şeyler göstermek isterdim ama bunu yapmayacağım. Zihninizde canlandırmayı deneyin. Canlandıramıyorsanız sonraki gün için erken kalkarak bu mucizeye şahit olmanın bir yolunu bulun.

Bu efsanevi anın ardımdan ister kitap okuyun ister günü planlayın ister çalışın orası size kalmış. Hani o hayat koşuşturmacasında kimi zaman kitap okuyacak vakit bulamayız üstüne birde zaman kalmıyor diye ekleriz ya!

Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği ve zihninin en berrak olduğu bu saatleri uyku ile çöpe atmayın derim. Uyumayın demiyorum. Sadece bu güzel saatleri değerlendirme fırsatınızın olduğunu hatırlatmak istiyorum.

  1. Gününüzü analiz edin.

Günü noktalamadan önce sadece 15 dakika ayırarak bir deftere neler öğrendiğinizi ve duygusal olarak en yoğun hissettiğiniz anı yazın.

Neden bunu öneriyorum merak ediyor musunuz ?

Duygusal değişikliğin içerisinde iken bunu yapmanız neredeyse olanaksız gibidir. Fakat hissettiğiniz o duygu (öfke, heyecan, mutluluk, vs.) bir süre sonra normal seyrine dönecektir. İşte tam o sırada siz kendinizi gözlemleyerek buna sebep olan olayı değerlendirmelisiniz. Ancak bu şekilde haklı/haksız, doğru/yanlış ayrımını görebilirsiniz.

  1. Gözleriniz ağrıyana kadar kitap okumayı deneyin.

Bir konuda bir arkadaşım ile fikir alışverişi yapmak için kendimi hazırlamak amacıyla bir kitap okumam gerekiyordu. Bu yüzden bitirmem gereken bir kitabı yaklaşık olarak dört saat okudum. Sonuç olarak kitap bitti. Aralıksız okuduğum için anlatılar arasında kopukluk olmadan olayları aktarım sırasında tam hatırlayabildim.

Uzun bir süredir hızlı okuma üzerine pratikler yapıyor ve okuma hızımı arttırmaya çalışıyorum. Dakikada 250 – 300 kelime okuma seviyesine kadar geldim.

Neyse işin ilginç yanı şu, her şeyi bir süre ciddi ciddi bulanık görüyorsunuz. Gözleriniz sulanıyor sürekli ve ara ara batmalar oluyor.

Okuduğum kitap psikolojik bir kitaptı. İlginç bir deneyim oldu.

Yeni öğrendiğim şeyler oldukça büyük keyif verdi bana. Bu tarz okumaları giderek arttıracağım sanırım.

Öğrendiklerimin haricinde Netflix’te Atiye, Rick and Mory 4 sezon ve Messiah‘ı bitirdim.

Atiye oldukça başarılı olmuş. Gerek oyunculuk, gerek kurgu. Hakan: Muhafız’dan çok daha güzel olmuş bana göre. Beren Saat ve Mehmet Günsür’ün oyunculuklarını oldukça beğendim. Netflix’in imzalı iki Türk dizisi hep tarihi mekanlarda geçmesi dikkatimi çekmedi değil.

Rick and Morty denen bir efsane komedi ve bilim kurgu dizisi var. Eğer bilim kurgu seviyorsanız kesinlikle izlemenizi öneririm. Yani senaryoyu yazan kişi/ekip gerçekten ama gerçekten başka dünyadan mı merak etmiyor değilim 😉

Severek takip ettiğim Kadir Köymen’in dizi hakkında yorumu zaten olayın boyutunu gözler önüne seriyor.

Messiah. Netflix’in yeni yapımlardan birisi. İzlerken açıkçası sıkılırım diye endişelenmiştim. Çünkü aksiyon olmayan film/dizi genellikle beni sıkar.

Fakat Messiah’ı izlerken öyle olmadı. Aksiyon sahnelerinin çok olmamasına rağmen müthiş iş çıkarmışlar. Spolier olmasın diye detay vermeyeceğim fakat oldukça iyi iş çıkartmışlar.

Dini inanışların senteziyle ortaya çıkartılmış.

Tek seferde ilk sezonu bitirdim. (Ortalama 45 dakikadan 10 bölüm.)

Oldukça zeki bir yapım olmuş. Öneririm.

Son olarak topluluğumuzun blogunda ise bilişşel önyargı ile ilgli bir yazı paylaştım.

Sürücüyü boşver, file göre tasarla!

Hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda bilinçaltınız, duygularınız ve güdüleriniz ne denli önemli olduğunu vurgulayan bir yazı.

Okumak isterseniz bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Kafa Dergisi – Ocak Sayısı

Aylık olarak Kafa Dergisi’ni takip ediyorum. Her zaman olduğu gibi Ocak sayısı içerikleri oldukça güzel. Önümüzdeki hafta dergiyi bitirdikten sonra mutlaka paylaşacağım yerler olacaktır.

Ayrıca eklemek istediğim bir diğer konu, blogumda şimdilik herhangi bir çevrimiçi takip aracı kullanmıyorum. Google Analytics, Facebook Pixel vs. Kullanmayı şimdilik düşünmüyorum. Tema olarak ise oldukça sade WordPress varsayılan temayısı olan Twenty Twenty’yi kullanıyorum. Sadelik denen kıymetli şeyin önemini tekrar yeniden anlıyor gibiyim.

Yani amacım hayat yolculuğunda kimi zaman aynı durakta beklerken sohbet edebileceğim insanların olup olmadığını öğrenmek ve deneyimlerimi paylaşmak.

Çünkü: Gerçeği ararken konforu bulabilirsin. Ama konforu ararsan gerçeği asla bulamazsın.

Her haftanın kendimce değerlendirmesini yaparken anlamlı bir başlık belirlemek istiyorum. Bu haftanın başlığı: “Kendini Bil”.

Başkalarını bilen bilgilidir. Kendini bilense bilgedir. [Lao Tzu]

“Kendini Bil!” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir